"Hayalimdeki Kütüphane"yi Münih'te gördüm

1 Comments
Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
Geçtiğimiz sene ekim ayında harika bir davet aldım.
Telefondaki ses Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Raşit Fidan'dı. Heyecanlı ses tonuyla bana "Hayalimdeki Kütüphane" projesinden bahsetti. 
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İngiltere'den Durham Clayport Kütüphanesi ve Almanya'dan Lernende Regionen Deutschland e. V.'nin ortak olduğu Hayalimdeki Kütüphane'nin bir öğrenme ortaklığı projesi olduğunu dile getiren Fidan, yetişkinlerde kitap okuma oranlarını artırmak amacıyla yola çıktıklarını söyledi. 
Projenin hedefinin ise, yetişkinlerde kitap okuma oranlarını artırmaya yönelik farklı yöntemleri, uygulama örnekleriyle birlikte karşılaştırmalı olarak incelemek olduğunu belirten Fidan, ortaklar arasında konuya ilişkin bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmak ve kamuoyunda kitap okumaya ve önemine yönelik farkındalık oluşturmak ile bu kapsamda kütüphane kullanımını yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti.
İşte bu hedef doğrultusunda Kasım ayında "Hayalimdeki Kütüphane" projesi kapsamında Münih'e genç bir ekip göndereceğiz, ilk aklıma gelen isimlerden biri siz oldunuz. Gelmek ister misiniz?", dedi. 
Öncelikle davet edilmekten, sonra da kitap ve kütüphane diyince akla gelmekten çok mutlu oldum.
İlk şoku atlattıktan ve programıma baktıktan sonra, Raşit Bey'i arayarak, memnuniyetle kabul ettiğimi ve ne yapmam gerektiğini sordum.
İşte ilk Avrupa yolculuğum da böylelikle başlamış oldu. Birbirinden başarılı, dinamik, cıvıl cıvıl bir ekiple Münih'te gündüzleri kütüphaneleri gezerek, kitaplar arasında keşif yaparak, geceleri de kenti ve yemek kültürünü tanımaya yönelik dolu dolu 4 gün geçirdik. 
Kütüphane Haftası'nın kapanışına özel sizleri Münih Kütüphaneleri'ni gezdireyim istedim. İlk durağımız Giesing Semt Kütüphanesi.
Rehberimizin 17 yıldır Münih'te yaşayan fakat, ülkemizde sınıf öğretmenliği okumuş bir öğretmen olduğunu öğrendiğimiz kütüphaneci Gülay Savaşçı olduğunu görünce mutluluğum ikiye katlandı.
Kütüphaneci Gülay Savaşçı Giesing Semt Kütüphanesi'ni son bir yılda 205 bin 177 kişinin ziyaret ettiğini söyleyerek başladı anlatmaya, 
"Toplam 41 bin 539 yayınımız var. Bu yayınların 700 tanesi Türkçe roman, cd’lerden oluşuyor. İkisi İngilizce, bir de Hürriyet Gazetesi olmak üzere toplam 3 tane günlük gazetemiz var. 
Yayın ile cd olmak üzere sadece kitaba yılda 45.539 euro, müzik, film ve diğer harcamalara da 26.452 euro bütçe ayırıyoruz.
Burada Merkez Kütüphanesi’ni devlet, semt kütüphanelerini de belediyeler finanse ediyor.
Münih’te 22 kütüphane var. Bir kütüphaneye üye olmak demek bütün kütüphaneleri kullanabileceğiniz anlamına geliyor.
1 yıllık üyelik ücreti 20 euro. 18 yaşına kadar ücret almıyoruz. 65 yaş üstü ve eğitime devam edenlerden yarım ücret alıyoruz. Her gelişte 20 yayın alabilme hakkı veriyoruz.
Ödünç aldığınız kitabı getirmeyi bir hafta geciktirirseniz günlük 40 cent ceza ödüyorsunuz. Çocuklardan da bu ücretin yarısı kadar alıyoruz. Amacımız okuyucunun canını yakmadan sorumluluğunu hatırlatmak. 
İnternet kullanıcısıyım evde okumak istiyorum diyenlere de hizmet veriyoruz. Ağ sistemimiz var. İstediğiniz kitaba bakabiliyorsunuz. Yayınlarımızın kimileri ücretli kimileri de ücretsiz okunabiliyor.

Kendi kitabınızı ödünç alacağınız otomat sistemimiz var. Bilgisayar ekranı gibi bir ekranın önünde kendi işleminizi yapıp kitabınızı alabiliyorsunuz. Ya da ödünç aldığınız kitabı iade edebiliyorsunuz. Bu otomatlar çocukların yaşına uygun olmayan kitapları vermiyor. Ona göre ayarlanmıştır."
Toplam 4 milyon 621 bin 198 üyemiz var. Yüzde 35’i kullanıcı…
Okulları ziyaret eden 5 tane otobüs kütüphanemiz var. Okulun bahçesine park ediyor, çocuklara hizmet veriyor. İçinde sadece çocuklarımız için kütüphane müdürü ve teknikerlerimiz var.
Hastane kütüphanemiz var. Hastalara kitap dağıtıyor ve sonra bu kitapları yine kendileri topluyor.
Yaşlıların evlerine de kitap servis sistemimiz var. İstedikleri kitabı evlerine kadar götürüyoruz ve geri iade zamanı gelince gidip alıyoruz.
Yılda bir kere kullanılmayan kitapları yarı fiyatına satışa koyuyoruz.
Öğrenciler için özel çalışmalar yapıyoruz: Almanca öğrenen sınıfları kütüphanemize davet edip bilgilendiriyoruz. 
Öğretmenlere istedikleri kitapları hazırlayıp gönderebiliyoruz. Üstelik öğretmenlerimizin alabilecekleri kitap sayısı 20 ile de sınırlı değil.
Yaptığımız etkinliklerden bahsedecek olursak: Resimli kitap sineması düzenliyoruz. Yazarları davet edip kitaplarını okuyoruz. Kabare akşamları, şiir akşamları düzenliyoruz.
Alman okur anne karnında çocuğuna kitap okuyor. Çocuk kitabın içine doğuyor. Bebek arabalarına bakın kitapların sarktıklarını görürsünüz.
Her hafta bir kere emekleme grubu çocuklarımıza program yapıyoruz. Anneler çocuklarını alıp geliyor. Çocuklarımız kitapla tanışıyor. Eline alıyor, dokunuyor, resimlerine bakıyor. Çocuklarımızla birlikte oyunlar oynuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Katılmak istemeyen çocuklarımızı zorlamıyoruz.
Anaokullarını konuk ediyoruz. 
Kütüphanede sessiz olmalısınız diye bir kuralımız yok. Örümcek ağlı kütüphaneler değiliz. Sadece çalışma alanlarında sessizlik olduğunu fark etmişsinizdir.
Hiçbir şey durağan değildir. Yeninin peşinden koşarsanız yakalarsınız.
Haftasonları açık kapı günleri yapıyoruz. Türk kadınlar elişlerini getirip sattılar. Hanımlar için kitap tanıtım günleri düzenliyoruz.  
Okul çocuklarıyla kütüphanemizde resimler yapıp, sergiliyoruz.
Çocuklar için özel çantalar hazırlıyoruz. Sırt çantası alıp içini çeşitli yaş guruplarına uygun olarak doldurup bir paket hazırlıyoruz. Çantayla ilgilenen çocuklar, yaşına uygun olarak seçim yapabilecekleri arasından istediğini alıp gidebiliyor."
Münih Giesing Kütüphanesinden aktaracaklarım bu kadar sevgili okur. Yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin. En çok beni özleyin. En çok beni özleyin. Hatta bir tek beni özleyin...


You may also like

1 yorum:

  1. oo süper vAllah :) tr de olsaydı bende kayıt olurdum 18 yaşa kadar ücretsizmiş ne güzel.. :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.