Bahane uydurmalı mı, yoksa uydurmamalı mı?

0 Comments
Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
İşte size bir yastıkaltı hikayesi daha sevgili okur...
"Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu.
Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu onu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.
Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.
Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna "eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim" dedi sonra düşündü:
"Oh be kurtuldum, en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez."
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi.
Ve "Baba! Haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz", dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi.
Gördüğünde de hala hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şu cevabı verdi:
"Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı.
İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti."
Yorum sizin sevgili okur...
Yeniden görüşmek üzere...
Hoşça ve dotça kalın...
  


You may also like

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.