1 Nisan 2012 Pazar

"Hayalimdeki Kütüphane"yi Münih'te gördüm

Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
Geçtiğimiz sene ekim ayında harika bir davet aldım.
Telefondaki ses Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Raşit Fidan'dı. Heyecanlı ses tonuyla bana "Hayalimdeki Kütüphane" projesinden bahsetti. 
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İngiltere'den Durham Clayport Kütüphanesi ve Almanya'dan Lernende Regionen Deutschland e. V.'nin ortak olduğu Hayalimdeki Kütüphane'nin bir öğrenme ortaklığı projesi olduğunu dile getiren Fidan, yetişkinlerde kitap okuma oranlarını artırmak amacıyla yola çıktıklarını söyledi. 
Projenin hedefinin ise, yetişkinlerde kitap okuma oranlarını artırmaya yönelik farklı yöntemleri, uygulama örnekleriyle birlikte karşılaştırmalı olarak incelemek olduğunu belirten Fidan, ortaklar arasında konuya ilişkin bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmak ve kamuoyunda kitap okumaya ve önemine yönelik farkındalık oluşturmak ile bu kapsamda kütüphane kullanımını yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti.
İşte bu hedef doğrultusunda Kasım ayında "Hayalimdeki Kütüphane" projesi kapsamında Münih'e genç bir ekip göndereceğiz, ilk aklıma gelen isimlerden biri siz oldunuz. Gelmek ister misiniz?", dedi. 
Öncelikle davet edilmekten, sonra da kitap ve kütüphane diyince akla gelmekten çok mutlu oldum.
İlk şoku atlattıktan ve programıma baktıktan sonra, Raşit Bey'i arayarak, memnuniyetle kabul ettiğimi ve ne yapmam gerektiğini sordum.
İşte ilk Avrupa yolculuğum da böylelikle başlamış oldu. Birbirinden başarılı, dinamik, cıvıl cıvıl bir ekiple Münih'te gündüzleri kütüphaneleri gezerek, kitaplar arasında keşif yaparak, geceleri de kenti ve yemek kültürünü tanımaya yönelik dolu dolu 4 gün geçirdik. 
Kütüphane Haftası'nın kapanışına özel sizleri Münih Kütüphaneleri'ni gezdireyim istedim. İlk durağımız Giesing Semt Kütüphanesi.
Rehberimizin 17 yıldır Münih'te yaşayan fakat, ülkemizde sınıf öğretmenliği okumuş bir öğretmen olduğunu öğrendiğimiz kütüphaneci Gülay Savaşçı olduğunu görünce mutluluğum ikiye katlandı.
Kütüphaneci Gülay Savaşçı Giesing Semt Kütüphanesi'ni son bir yılda 205 bin 177 kişinin ziyaret ettiğini söyleyerek başladı anlatmaya, 
"Toplam 41 bin 539 yayınımız var. Bu yayınların 700 tanesi Türkçe roman, cd’lerden oluşuyor. İkisi İngilizce, bir de Hürriyet Gazetesi olmak üzere toplam 3 tane günlük gazetemiz var. 
Yayın ile cd olmak üzere sadece kitaba yılda 45.539 euro, müzik, film ve diğer harcamalara da 26.452 euro bütçe ayırıyoruz.
Burada Merkez Kütüphanesi’ni devlet, semt kütüphanelerini de belediyeler finanse ediyor.
Münih’te 22 kütüphane var. Bir kütüphaneye üye olmak demek bütün kütüphaneleri kullanabileceğiniz anlamına geliyor.
1 yıllık üyelik ücreti 20 euro. 18 yaşına kadar ücret almıyoruz. 65 yaş üstü ve eğitime devam edenlerden yarım ücret alıyoruz. Her gelişte 20 yayın alabilme hakkı veriyoruz.
Ödünç aldığınız kitabı getirmeyi bir hafta geciktirirseniz günlük 40 cent ceza ödüyorsunuz. Çocuklardan da bu ücretin yarısı kadar alıyoruz. Amacımız okuyucunun canını yakmadan sorumluluğunu hatırlatmak. 
İnternet kullanıcısıyım evde okumak istiyorum diyenlere de hizmet veriyoruz. Ağ sistemimiz var. İstediğiniz kitaba bakabiliyorsunuz. Yayınlarımızın kimileri ücretli kimileri de ücretsiz okunabiliyor.

Kendi kitabınızı ödünç alacağınız otomat sistemimiz var. Bilgisayar ekranı gibi bir ekranın önünde kendi işleminizi yapıp kitabınızı alabiliyorsunuz. Ya da ödünç aldığınız kitabı iade edebiliyorsunuz. Bu otomatlar çocukların yaşına uygun olmayan kitapları vermiyor. Ona göre ayarlanmıştır."
Toplam 4 milyon 621 bin 198 üyemiz var. Yüzde 35’i kullanıcı…
Okulları ziyaret eden 5 tane otobüs kütüphanemiz var. Okulun bahçesine park ediyor, çocuklara hizmet veriyor. İçinde sadece çocuklarımız için kütüphane müdürü ve teknikerlerimiz var.
Hastane kütüphanemiz var. Hastalara kitap dağıtıyor ve sonra bu kitapları yine kendileri topluyor.
Yaşlıların evlerine de kitap servis sistemimiz var. İstedikleri kitabı evlerine kadar götürüyoruz ve geri iade zamanı gelince gidip alıyoruz.
Yılda bir kere kullanılmayan kitapları yarı fiyatına satışa koyuyoruz.
Öğrenciler için özel çalışmalar yapıyoruz: Almanca öğrenen sınıfları kütüphanemize davet edip bilgilendiriyoruz. 
Öğretmenlere istedikleri kitapları hazırlayıp gönderebiliyoruz. Üstelik öğretmenlerimizin alabilecekleri kitap sayısı 20 ile de sınırlı değil.
Yaptığımız etkinliklerden bahsedecek olursak: Resimli kitap sineması düzenliyoruz. Yazarları davet edip kitaplarını okuyoruz. Kabare akşamları, şiir akşamları düzenliyoruz.
Alman okur anne karnında çocuğuna kitap okuyor. Çocuk kitabın içine doğuyor. Bebek arabalarına bakın kitapların sarktıklarını görürsünüz.
Her hafta bir kere emekleme grubu çocuklarımıza program yapıyoruz. Anneler çocuklarını alıp geliyor. Çocuklarımız kitapla tanışıyor. Eline alıyor, dokunuyor, resimlerine bakıyor. Çocuklarımızla birlikte oyunlar oynuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Katılmak istemeyen çocuklarımızı zorlamıyoruz.
Anaokullarını konuk ediyoruz. 
Kütüphanede sessiz olmalısınız diye bir kuralımız yok. Örümcek ağlı kütüphaneler değiliz. Sadece çalışma alanlarında sessizlik olduğunu fark etmişsinizdir.
Hiçbir şey durağan değildir. Yeninin peşinden koşarsanız yakalarsınız.
Haftasonları açık kapı günleri yapıyoruz. Türk kadınlar elişlerini getirip sattılar. Hanımlar için kitap tanıtım günleri düzenliyoruz.  
Okul çocuklarıyla kütüphanemizde resimler yapıp, sergiliyoruz.
Çocuklar için özel çantalar hazırlıyoruz. Sırt çantası alıp içini çeşitli yaş guruplarına uygun olarak doldurup bir paket hazırlıyoruz. Çantayla ilgilenen çocuklar, yaşına uygun olarak seçim yapabilecekleri arasından istediğini alıp gidebiliyor."
Münih Giesing Kütüphanesinden aktaracaklarım bu kadar sevgili okur. Yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin. En çok beni özleyin. En çok beni özleyin. Hatta bir tek beni özleyin...

31 Mart 2012 Cumartesi

Kör kuyuda olsak bile

Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
Yepyeni bir yastık hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Günlerden bir gün köylerin birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş.
Niye düşer, nasıl düşer diye sormayın, eşek bu. 
Düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, belki ağzı tahtayla kapatılmıştı, belki de üzerine toprak dökülmüştü.
Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde.
Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.
Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. 
Üstelik yaralanmış.
Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız, köylüleri yardıma çağırdı.
Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.
Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.
Zavallı hayvan üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü.
Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi.
Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.
Köylüler ağzı açık bakakaldı.
Hayat bazen bizim de üzerimize abanır.
Ne bazeni sevgili okur, hayat çoğu zaman üzerimize abanır.
Üzerimizi toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.
Bunlarla baş etmenin tek yolu,
Yakınıp sızlanmak değil,
Düşünüp, silkinmek ve kurtulmak,
Aydınlığa adım atmaktır.
Kör kuyuda olsak bile...
Siz yazdıklarımı düşünedurun sevgili okur, ben müsaadenizi istiyorum.
Yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin.
En çok beni özleyin.
En çok beni özleyin.
Hatta bir tek beni özleyin.
Özleyinnnn...

30 Mart 2012 Cuma

"Ben dünyanın en akıllı insanıyım" Sakarya'ya

Herkese merhaba...
Herkese merhaba...
Herkese merhaba...
Bu haftanın çekilişini de yaptık sevgili okur.
Çılgın yazar Erdal Demirkıran'ın "Ben dünyanın en akıllı insanıyım" adlı imzalı kitabı "herseyden birtutam" bloğunun yazarı Zehra Hanım'a Sakarya'ya gitti.
Şansınız her daim bol olsun Zehra Hanım... Dilerim beğeniyle okursunuz. Kitapla ilgili düşüncelerinizi benimle de paylaşırsanız sevinirim.

29 Mart 2012 Perşembe

"Düğün" mutfağındaki kadınların hayat hikayeleri

Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
Aile yadigarı bir köşkün mutfağında düğün hazırlığı içerisinde buluverdim kendimi.
Gelin, gelinin annesi, anneannesi, en yakın arkadaşı, damadın annesi, damadın ablası, evin emektar yardımcısı ve düğün için ayarlanmış bir yardımcı kızın bulunduğu bir tiyatro oyunu düşünün.
8 kadının oynadığı Düğün'de oyun ilerledikçe her iki ailenin sırlarına bir bir tanık oluyorsunuz. Hayat hikayelerini duydukça bu 8 kadının aslında hiçbirinin birinden farkı olmadığını görüyorsunuz.
Kadınların hikayelerinin anlatıldığı bu oyunun bir özelliği de yazanı, yönetmeni, oyuncuları ve teknik ekibine varana kadar tüm kadrosunun kadınlardan oluşması.
İşte bu ekip içerisinde olan kadınların başarıları ilgimi çekince, kendimi Mask Organizasyon'un sahibi Ahmet Caloğlu'yla telefonla konuşurken buldum. Ve oyunu izlemeye gittim. Harika bir akşam geçirdim. Size de tavsiye ederim.  
2010 yılında Tiyatro Dergisi'nin yılın oyun yazarı ödülünü alan genç yazar Ayşe Bayramoğlu kaleme almış 'Düğün'ü.
Hayatın gerçeklerini bir bir sunan yazar Ayşe Bayramoğlu, isteyenin istediği mesajı verebileceği bir son bıraktı oyun sonunda kucağımıza, tıpkı seçim sizin kadınlar der gibi... Tarzı çok hoşuma gitti. Yüreğine sağlık.
48. Altın Portakal Film Festivali en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alan Tilbe Saran, ilk yönetmenlik deneyimi Düğün'de, sade anlatım tarzıyla kadınların hayat hikayelerini, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Emeğine sağlık.
Usta oyuncu Yıldız Kenter'in ilk öğrencilerinden, tiyatro ve sinemada birçok başarılı yapımda yer alan, Düğün'ün baskın karakteri Güler Ökten'in başarılı performansı görülmeye değerdi. 
Sakin görünümünün yanısıra lafı gediğine oturtan tarzını başarıyla sunan usta oyuncu Zerrin Sümer'i Düğün'deki Şerbet karakteri ile canlı izlemenin keyfi bir başkaydı benim için.
Sevilen komik kadın karakterlerin altına imzasını atmış usta oyuncu Şebnem Sönmez'in ve genç ama tiyatro aşığı Eda Çatalçam, Evren Ercan, Serpil Göral ve Maria Akgüllü'yü Düğün'deki ayrı ayrı başarılı performanslarından dolayı tebrik etmek istiyorum.
Başarılı sahne tasarımı Başak Özdoğan, ışık tasarımı Ayşe Ayter ve müziklerinin Serpil Günseli'ye ait oyunu kadın elinin değdiği fazlaca belli olan oyunu izlemekten müthiş keyif aldım.
İzlememe vesile olan Mask Organizasyon'un değerli sahibi Ahmet Caloğlu'na teşekkür ediyorum.
Ve müsaadenizi istiyorum. Yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin. En çok beni özleyin. En çok beni özleyin. Hatta bir tek beni özleyin... Özleyinnnn...

28 Mart 2012 Çarşamba

Eylül'le kitaplarımızı aldık meydana gittik


Herkese merhaba... Herkese merhaba.. Herkese merhaba...

Kütüphane Haftası devam ediyor...
Buradan da duyurduğum üzere bu sene Kütüphane Haftası'nda bir ilk gerçekleştirildi.
Türk Kütüphaneciler Derneği 81 ilde "Kitabını alan meydana gelsin" çağrısı yaptı.
Biz de kitabımızı aldık meydana koştuk.
Kocaeli'de o gün hava çok kötüydü. Yağmur yağdı yağacak.
Gerçek kitap okurlarını hiçbir şey durduramaz dedik veee.
Yeğenim Eylül'le beraber, Sabancı Kültür Merkezi'nin yolunu tuttuk heyecanla.
Şöyle bir etrafa bakınca kitap okurlarını gördük.
Daha bir yaklaşınca İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sezgin Çuhadar, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Adnan Zamburkan ve müdür yardımcısı Ercan Yamen ve İl Halk Kütüphanesi Müdürümüz Adil Üğüten'in de bu etkinliğe önderlik ettiğini fark ettik.
Hemen kendimize bir masa bulduk ve kitaplarımızı okumaya koyulduk.
Eylül 4 yaşında konuşmayı çok da seven bir hatun, bir yandan kitaba bakıyor, bir yandan da sohbet edecek bir arkadaş arıyordu ki, bir de baktık masamıza 2 konuk geldi.
Zeynep ve annesi Ceyda Hanımı tanımaktan büyük keyif aldık.
Kitap okuma saatinin bitimiyle beraber Eylül ve Zeynep'i alıp Kocaeli İl Halk Kütüphanesi'ne gittik.
Çocuk bölümüne giden Eylül'le Ceyda çok eğlendiler. Birer kitap seçtiler. Ödünç aldılar.
Ayrıca kütüphaneci Ahmet abileri onlara birer kitap da armağan etti.
Bizim kızlar şimdi kütüphane üyesi. Kitaplarını alan kızlarla birlikte gayet mutlu hoplaya zıplaya Sabancı Kültür Merkezi içindeki sergiyi de gezdik. Ulugazi İlköğretim Okulu öğrencilerinin kitap kapaklarını resimlediği sergiyi çok beğendik.
Ardından kızlarla parkta biraz vakit geçirip arkadaşlığımızı pekiştirdikten sonra, Zeynep ve annesi Ceyda Hanım'dan ayrılıp evimizin yolunu tuttuk.
Tüm bu yaşadıklarımıza vesile olan Türk Kütüphaneciler Derneği'nin fikrine sağlık demek ve sizlerle paylaşmak istedim.
Şimdi bana müsaade yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin. En çok beni özleyin. En çok beni özleyin. Hatta bir tek beni özleyin. Özleyinnnn.

26 Mart 2012 Pazartesi

"Ben dünyanın en akıllı insanıyım", ya siz?

Erdal Demirkıran
Herkese Merhaba... Herkese Merhaba... Herkese Merhaba...
Ben dünyanın en akıllı insanıyım desem, ne dersiniz?
Aaaa öyle mi icadın nedir diye sorarsınız değil mi?
İşte çılgın yazar Erdal Demirkıran "Ben dünyanın en akıllı insanıyım" dediğinde dostları da ona: "Madem bu kadar akıllısın neden sen de Edison gibi, Einstein gibi, Newton gibi... birşeyler icat etmiyorsun?", demişler.
Onları haklı bulmakla beraber çılgın yazar Erdal Demirkıran, galiba biraz yanlış anlamış olacak ki, ampul icat etmek yerine Edison icat etmeye karar vermiş.
Bugün Kashna adını verdiği kendi öğretileriyle dahi yetiştiriyor çılgın yazar Erdal Demirkıran...
Nedir bu Kashna Öğretileri derseniz?
İşte o zaman size bir müjdem var...
26 Mart-1 Nisan 2012 Kütüphane Haftası'na özel size, çılgın yazar Erdal Demirkıran'ın imzalayıp yolladığı "Ben dünyanın en akıllı insanıyım" isimli kitabını armağan edeceğim.
Artık ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ama bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Eğer değerli yazar Erdal Demirkıran'ın "Ben dünyanın en akıllı insanıyım" isimli kitabını kazanma şansını elde etmek istiyorsanız, bu yazının altına yorum yapmanız yetiyor.
Ancak yorumun altına adınızı, soyadınızı, mail adresinizi eklemeyi ihmal etmeyin ki çekilişe katılabilesiniz.
Çekiliş şansınızı artırmak mı istiyorsunuz, o halde bloğumdaki kitap çekilişini dünya aleme duyurarak bunu başarabilirsiniz.
Üstelik sizin de bloğunuz varsa orada da duyurduğunuz taktirde  +1, facebook ve twiter'da da duyurarak +1 çekiliş hakkı daha yakalamış olacaksınız.
29 Mart Perşembe günü blog mesai bitimi saatime kadar burada yorumlarınızı bekliyor olacağım. Sonrası malum şanslı okurumu hemen sizinle paylaşacağım.
"Burnunun dikine git! Kendi bildiğini oku.
Asla taviz verme! Asla vazgeçme!
Ve anneni babanı çok sev!
Unutma onlar bir daha asla olmayacak!
Ve tüm sahip olduklarını çok sev!
Çünkü onlar senin... Ve kendini çok sev, kendini en sev, kendini öte sev...
Asla Unutma! Sen varsan her şey anlamlı, sen varsan her şey önemli. 
Sen yoksan hiçbir şeyin, hiçbir anlamı yok!
Güneşin bile..." 
Der çılgın yazar Erdal Demirkıran kitabının son sözünde...
Benden söylemesi...
Şans melekleri sizinle olsun sevgili okur...

25 Mart 2012 Pazar

Kitabını alan meydana gelsin

Kitap geçmişimizi aydınlatandır.
Kitap, geleceğimize ayna tutandır.
Kitap, bugünümüze anlam kazandırandır.
Kitap kimi zaman bir dost.
Kimi zaman bir arkadaş.
Kitap kimi zaman da sırdaştır.
Kitap aklımızın ilacı.
Kitap yazılı hayallerimiz.
Kitap hayattır.
Sözkonusu kitap olunca kendimi kaybediyorum sevgili okur.
Herkese merhaba... Herkese merhaba... Herkese merhaba...
Yarın Kütüphane Haftası başlıyor bilgilerinize.
Kamuoyunda kütüphane konusunda olumlu çağrışım oluşturmak, kitap, kütüphane ve okuma kültürü konularında toplumsal algıyı yükseltmek, dünya kütüphaneciliğindeki önemli gelişmeleri paylaşmak üzere her yıl mart ayının son haftası yurt çapında Kütüphane Haftası olarak kutlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ile Türk Kütüphaneciler Derneği işbirliği ile hazırlanan 48. Kütüphane Haftası'nın bu yıl ki ana teması " Bilgi toplumu çoğullaştırır."
48. Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında yarın 12.30-13.00 saatleri arasında 81 ilde şehir merkezlerinde, büyükşehirlerin ilçelerinde toplumun kitap ve kütüphaneye ilgisini çekmek, toplumda okuma alışkanlığı konusunda farkındalık yaratmak için kütüphaneciler, bilgi ve belge yönetimi bölümü öğrencileri, akademisyenler, yazarlar, çizerler, yayıncılar, okurlar hep birlikte kitap okuyacak.
Kimin ya da kimlerin fikriyse akılarına sağlık..
Öğrenince çok mutlu oldum ve sizlerle paylaşmadan edemedim.
Kütüphane Haftası'nın açılış günü, 26 Mart 2012 tarihinde saat 12.30-13.00 arasında 81 ilde eş zamanlı gerçekleşecek olan kitap okuma etkinliği herkese açık.
Aynı gün aynı saatler arası nerede kitaplar okunacak bir de onları yazayım size.
Adana-Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Bahçesi
Ağrı-İl Halk Kütüphanesi Önü
Ankara-Abdi İpekçi Parki-Sıhhiye
Ankara-Bilkent Üniversitesi Kütüphane Bahçesi
Antalya-Manavgat Cumhuriyet Meydanı/Kültürevi önü
Ardahan-İl halk Kütüphanesi Önü
Artvin-Çokkatlı otopark ve Spor Kompleksi Binası Boğa Heykeli yanı
Aydın-İl Halk Kütüphanesi karşısı
Balıkesir-Valilik Hizmet Binası Önü/Dinlenme alanı
Bartın-Bartın Orman İşletme Müdürlüğü Bahçesi
Bursa-Uludağ Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezi Önü
Bilecik-Bozöyük Atatürk Anıtı önü
Bilecik-İl Halk Kütüphanesi önü
Bingöl-Kültür Merkezi Binası önü
Bitlis-Şehir Merkezi
Burdur-Cumhuriyet Meydanı Anıt Alanı
Çanakkale-Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Anafartalar Kampüsü
Çorum-Çorum Kültür Sitesi Meydanı
Denizli-Denizli Belediyesi önü
Diyarbakır-İl Halk Kütüphanesi Bahçesi
Edirne-Saraçlar Caddesi
Erzincan-Cumhuriyet Meydanı
Erzurum-Yakutiye Medresesi önü
Eskişehir-ESPARK AVM Önü
Gaziantep-Kırkayak Parkı/İl Halk Kütüphanesi Karşısı
Hakkari-Atatürk Kültür Merkezi
İstanbul-Beyoğlu Galatasaray Lisesi önü-İstiklal Caddesi-Taksim/Beyoğlu
İstanbul-Üsküdar Şemsipaşa Meydanı Radar Kulesi önü
İzmir-Konak Meydanı Saat Kulesi önü
İzmir-Bornova Cumhuriyet Meydanı
Karabük-halk Eğitim Merkezi önü
Karaman-Piri Reis Kültür Merkezi önü
Kilis-Recep Tayyip Erdoğan Meydanı
Kırıkkale-Cumhuriyet Meydanı
Kocaeli-Sabancı Kültür Sitesi önü
Kocaeli-Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi Cumhuriyet Meydanı
Malatya-İl Halk Kütüphanesi önü-Kernek Meydanı
Manisa-İl Halk Kütüphanesi (KİTAPSARAY) Bahçesi
Muğla-Hoca Mustafa Efendi İl Halk Kütüphanesi önü
Muş-Ceylan Alışveriş Merkezi önü
Niğde-Niğde Üniversitesi Kampüs Yerleşkesi Çınar Kafe yanı
Niğde-Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi önü
Ordu-Atatürk Parkı'nda Teleferik İstasyonu yanı
Osmaniye-Park 328 AVM
Sakarya-Atatürk Bulvarı AKM önü
Sinop-Valilik önü
Şanlıurfa-Cengiz Topel Meydanı
Tokat-Zile İlçe Halk Kütüphanesi önü
Uşak-Tiritoğlu Parkı
Kitap etkinliğini destekleyen kurumlar arasında Okul Kütüphanecileri Derneği, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği, Çocuk Vakfı, Edebiyatçılar Derneği, BUĞDAY Ekolojik yaşamı Destekleme Derneği, Bir Dolap Bir Kitap, Çizgi Roman Okurları Platformu, Koza Çocuk Kitaplığı ve Oyuncak Atölyesi, Türkiye'nin birçok üniversitesinde okuyan Toplum Gönüllüsü Gençler yer alıyor.
Bu hafta her şey çok güzel olacak sevgili okur.
Mevla görelim neyler. Neylerse güzel eyler.
Şimdi bana müsaade. Yeniden görüşünceye kadar en çok beni özleyin. En çok beni özleyin. En çok beni özleyin. Hatta bir tek beni özleyin. Özleyin...